Kuzey Ege Hikâyeleri
Kartpostallar
Bir kartpostal aracılığıyla Vermont’tan Midilli’ye uzanan bir yolculuk – Dimitris Krallis, Aytek Soner Alpan, Mariza Krallis ve Naz Vardar.
Molyvos’un yerel tarihine dair araştırmalarımızda Geç Osmanlı dünyasına ilişkin uzmanlıkları son derece değerli olan iki meslektaşım, Aytek Soner Alpan ve Naz Vardar, Ioannis Krallis koleksiyonundaki bu kartpostalı benimle birlikte inceliyordu. Kartpostal, arşivden yakın zamanda taranmış belgeleri gözden geçiren Naz’ın dikkatini çekmiş ve hayal gücünü harekete geçirmişti. Bu belgeler üzerinde bir süredir çalışan kişi ise Mariza Krallis’ti. Aslında Ioannes’in kartpostallara duyduğu ilgiyi ilk fark eden de Mariza olmuştu. Hatta kendisi bu kartpostallardan birkaçını çerçeveletmiş ve evinin duvarlarına asmıştı.
İlk bakışta kartpostalın oldukça tanıdık bir konusu vardır. Merkezî konumda yer alan Ayasofya ile birlikte bir imparatorluk merkezini tasvir etmektedir. Ioannes de doğumundan itibaren bu merkeze odaklanmıştı; çünkü Komninakis Krallis Konağı’nda büyürken, İstanbul’un tasvir edildiği büyük bir odanın duvar resimlerinde Büyük Kilise (Ayasofya) son derece belirgin bir yere sahipti.
Kompozisyona bakan herkes farklı ayrıntılara dikkat edecektir; ancak benim dikkatimi ilk çeken unsurlardan biri ön yüzdeki pullar oldu. Fransız pulları üzerine İspanyolca değer bilgileri basılmıştı ve insan haklarına göndermeler yapıyordu. Aynı zamanda bu pullar o dönem Fransızların sömürgesi olan Fas’ın varlığının da bir göstergesiydi (acaba o dönemde bu ironiyi fark eden olmuş muydu?). Pullar, kartpostalın sağ üst köşesinde Kazablanka damgalarının altında yer alıyorlardı.
Bu pullar kartpostalı derhâl egzotikleştiriyor ve hayal gücünü, Ioannes’in ailesi için son derece tanıdık olan imparatorluk merkezi İstanbul’un çok ötesine taşıyordu. Nitekim Ioannes, bu kartpostal gönderildikten yalnızca bir yıl sonra İngilizce öğrenmek üzere Robert College’a gittiğinde İstanbul’u bizzat ziyaret edecekti.
Kartpostalın Avrupa’ya sömürge Fas’ı üzerinden girmiş olabileceği ihtimali bizi, bildiğimiz kadarıyla Ioannes’i büyüleyen coğrafyalara götürmektedir. Ioannes, on bir yaşındayken ayrıntılı bir Afrika haritası çizmişti. Ancak kartpostal bundan da geniş coğrafyalardan da bahsediyordu. Vermont eyaletindeki Brattleboro’dan gönderilmişti ve böylece Ioannes’i Yeni Dünya’ya kadar taşıyordu. Bildiğimiz üzere Yeni Dünya, Molyvos’taki İlham Perileri Kardeşliği’ne Kristof Kolomb’un hayatını anlatan bir kitap bağışlamış olan amcası Ioannis Kralis’in de hayal gücünü harekete geçirmişti.[1]
Ancak disiplinimizin sınırları bir anlığına aşınıp kartpostalın görsel içeriğine yönelik analizimiz geçici olarak durakladığında, bakışımız kartpostalın arka yüzüne, gönderenin mesajı için ayrılmış alana kayar. Burada kartın “Demetrius S. Mallides” adına gönderildiğini görürüz. İsmi İngilizce’ye uygun şekilde yazılmıştır ve çevresinde çeşitli Osmanlı posta damgaları ile notlar bulunmaktadır.
Aytek, bu notlardan birinin alıcıyı Türkçe olarak tanımladığını ve onu Molyvos’a yerleştirdiğini fark etti: “Molova’ya Dimitraki Malidi Efendi’ye”.
İngilizce isim satırının altında sepya renkli mürekkeple yazılmış bu ifade, teslimatı yapacak kişinin Yunanca bilmeyen ve Türkçe dilli biri olması ihtimaline karşı eklenmiş görünmektedir.
Kimyasal analiz yapılmadıkça kesin konuşmak mümkün olmasa da bu mürekkebin renginden Demetris’e hitaben yazılmış Yunanca metinde kullanılan mürekkeple bu mürekkebin aynı olduğu iddia edilebilir. Acaba gönderen kişi iki dilli miydi? Osmanlı Molyvosu’nda bu hiç de alışılmadık bir özellik değildi. Gerçekten Yunanca ve Türkçe yazabiliyorsa, belli ki iyi bir eğitim almıştı. Bu yönüyle, lise karnesinde Türkçenin okulda okutulan derslerden biri olarak geçtiği Ioannis’ten pek de farklı değildi.
Mor mürekkeple yazılmış iki başka not daha bulunmaktadır. Bunlardan biri: “Molova’ya” diğeriyse: “Midillu Ceziresinde”şeklindedir.
Buna ek olarak, alıcının adının altındaki sepya renkli notun hemen altında Osmanlıca yazılmış üçüncü bir ifade daha yer alır. Bu not da yine Molyvos’a işaret etmektedir; ancak bu kez kasabanın Osmanlıca adı olan Molova değil, Yunanca adı fonetik biçimde yazılmıştır. Buna karşılık Molova adı, kart üzerindeki iki ayrı varış damgasında da görünmektedir: biri yalnızca Osmanlıca olup Rumi takvime göre 3-5-1325 tarihini taşımaktadır; diğeri ise tarihsiz, Osmanlıca ve Fransızca olmak üzere iki dillidir.
Sanki posta memuru, teslimatın doğru yere ulaşmasını sağlamak için resmî terminoloji ile yerel dilsel gerçeklikler arasında zarif bir denge kurmakta, bir bakıma ikisi arasında dans etmektedir.
Koleksiyondaki başka belgelerden Demetrios Mallides’in yerel bir avukat olduğunu biliyoruz. Krallis ailesine ait çeşitli belgelerde adı geçmektedir ve hatta 1906 tarihli bir borç başvurusunda, daha önce tanıştığınız okuma yazma bilmeyen Kataxinouda adına imza attığını görüyoruz. Adı ayrıca Kataxinouda’nın oğlu Komninakis’in altında, Molyvos’un 1912’deki bağımsızlık bildirgesini imzalayan ileri gelenler listesinde de yer almaktadır. Dolayısıyla kendisi, sonraki yıllarda da yerel meselelerde karşımıza çıkan, önemli bir şahsiyetti.
Peki Dimitraki Efendi bu kartpostalı aldıktan ne kadar süre sonra Ioannes’e verdi? Bunu kesin olarak söyleyemiyoruz. Bildiğimiz tek şey, kartın bir noktada Ioannes’in diğer kartpostallarının arasında yerini aldığıdır.
Bununla birlikte gözümüz dolaşmaya devam eder ve kartın Molyvos’a ulaşana kadar geçtiği durakları gösteren damga ve posta işaretlerine takılır. Bunlardan biri Trakya’daki Malkara’dır. Malkara, Balkan Savaşları sonrasında büyük acılar yaşayacak olan karma Rum ve Ermeni nüfuslu bir kasabaydı. Damgası, kartın diğer yüzünde de görülen Rodosto damgasının yanındadır. Ardından İstanbul’daki Galata gelir ve böylece bizi Midilli’ye götüren güzergâhı izlemeye başlarız.
Bu posta Odisesinde Malkara’nın tam olarak nereye oturduğu ise belirsizdir. Bir ihtimale göre kart önce Rodosto (Osmanlı dönemindeki adıyla Rodosto veya Tekfur Dağı, bugünkü Tekirdağ) limanına ulaşmış olabilir; burada bir Fransız postanesi de bulunuyordu. Oradan, belki posta arabasıyla Malkara üzerinden İstanbul’a, ardından Midilli’ye ve son olarak Molyvos’a gitmiş olabilir. Başka bir ihtimal ise, damga tarihlerine bağlı olarak, Batı Akdeniz’den gelen kartın ilk olarak İstanbul’a ulaşmış olması ve Malkara ile Rodosto’nun daha sonra Midilli’ye doğru yerel güzergâh üzerindeki duraklar hâline gelmesidir.
Bu kesin bir sonuca ulaştırmasa da son derece ilgi çekici posta bilgileri, gönderen kişinin dağınık el yazısının üzerine işlenmiştir. Yazıyı güçlükle okuyabiliyoruz:
Brattleboro, Vermont
19/2/1909
Saygıdeğer kayınbiraderime,
Daha önce yazdığım gibi çalışıyorum.
Springfield’da 17/30/11–09 tarihine kadar çalıştım ve
aşçılar birliği beni başka bir şehre gönderdi…
Orada birliğe üye olarak kaydedildim.
Çok iyiyim ve hiçbir şekilde endişelenmenize gerek yok.
Mektuplarınızı şu adrese göndermelisiniz…
[devamı okunamıyor]
Buradan öğreniyoruz ki Dimitraki Efendi’nin kayınbiraderi, Vermont ve Brattleboro’ya gelmeden önce Springfield’da çalışmıştı. Muhtemelen bu yer Illinois’in ortalarındaki Springfield değil, Brattleboro’ya çok daha yakın olan Vermont’taki Springfield’dı. Dolayısıyla Molyvoslu bu isimsiz göçmenin deneyimi bütünüyle bir New England hikâyesi gibi görünmektedir.
Demetrios Mallides, Molyvos’ta yerleşik ve saygın bir avukat ya da noter olarak Krallis ailesine hizmet verirken, kayınbiraderi Amerika Birleşik Devletleri’nde restoran mutfaklarında çalışarak daha iyi bir hayat arıyordu. İki dilde yazabilmesi, en azından orta düzeyde bir eğitim gördüğünü göstermektedir. Amerika’daki hareketleri ise “Aşçılar Birliği” tarafından koordine edilmekteydi.
Kartpostalı gönderen kişinin tam olarak nerede bulunduğunu belirlemek zor olsa da, kartın kendisi çok daha geniş bir Amerikan dünyasından söz etmektedir. Kartpostal, Illinois eyaletinin Chicago kentinde yaşayan James (Demetrios) P. Vafakos tarafından yayımlanmıştı ve ABD Kongre Kütüphanesi kayıtlarında telif hakkı sahibi olarak görünmektedir.[2]
Kartpostal üzerindeki posta damgalarıyla çağdaştır ve ilk kez 1909 yılında Amerika’da piyasaya çıkmıştır; tam da bizim aşçımızın dikkatini çektiği yıl.
Aytek, 1910 tarihli Ελληνο-Αμερικανικός Οδηγός (Yunan-Amerikan Rehberi) içinde Vafakos’un bu kartpostal için verdiği reklamı bulmuştur. Reklamda kartpostal “Amerikalılar için en uygun hediye” olarak tanıtılmakta ve şu şekilde açıklanmaktadır:
BEKLENEN PANHELENİK DİRİLİŞİN BÜYÜK TÖRENİ
On iki renkte
Bu resim Amerikalılar için en uygun hediye olarak tavsiye edilir.
Bu resim Panhelenik dünyanın büyük ve güçlü bir Yunanistan olarak yeniden dirilişini simgeler.
Kompozisyonun arka planında Tanrı’nın görkemli mabedi Ayasofya yer alır; sağında Parthenon, solunda İstanbul görülmektedir.
Merkezde Ekümenik Patrik bulunmaktadır; çevresi Kutsal Sinod ile sarılmıştır ve önünde geleceğin kralları Konstantinos ile Sophia durmaktadır.
Onları çevreleyen çemberde ise dünyanın bütün hükümdarları resmî üniformalarıyla yer almaktadır.
[…]
Aynı resmin kartpostalları:
50 adet: 75 sent
100 adet: 1 dolar
Siparişler peşin ödenmelidir.
Satıcı: James Vafacos, 42 W. Huron St., Shicago (sic) Ill.
Burada gördüğümüz açıklama, kartpostalın yalnızca basit bir hatıra nesnesi olmadığını, Yunanistan’ın tarihsel gururunu ve gelecekteki ihtişamını bünyesinde toplamayı amaçlayan bir sanat ve propaganda eseri olduğunu göstermektedir. Ancak açıklama, kompozisyonun bütün karmaşıklığını yansıtmaktan uzaktır.
Örneğin, Ioannes’in nüshasında Fas pullarının altında kalan sağ köşedeki Konstantinos Palaiologos’tan hiç söz edilmez. Aynı şekilde sol üst köşede oturan Sultan II. Abdülhamid’e de değinilmez. İmparator ve sultan, sağdan sola doğru, adeta Osmanlı yazısının yönünü izlercesine yerleştirilmişlerdir. Bu düzenleme, Osmanlı İmparatorluğu’nun beklenen ömrünü işaret ediyor gibidir; bu ömrün ise Helen dünyasının yeniden dirilişi ve büyük, güçlü bir Yunanistan olarak yeniden ortaya çıkışıyla sona ereceği ima edilmektedir.
Bu, Megali İdea’nın oldukça ilginç bir görsel temsilidir. Megali İdea’yı genellikle Venizelos’la özdeşleştiririz. Oysa kartpostalın hazırlandığı sırada Venizelos hâlâ Girit’teki Therisos’ta bulunuyor ve adanın Yunan devletine katılması için çalışıyordu.
Dikkat çekici bir başka husus ise İzmir’in kompozisyonda hiç yer almamasıdır. Panhelenik Diriliş’in gerçekleşeceği zaman dilimi, “geleceğin kralları” olarak sunulan Konstantinos ve Sophia aracılığıyla ima edilmektedir. Her ikisi de geçmişle bir diyalog içindedir: Konstantinos son Palaiologos’la, Sophia ise Büyük Kilise’nin kendisiyle ilişkilendirilmiştir.
Daha da ironik olanı, kartpostal gönderildiğinde hâlâ hayatta olan Kral I. Georgios’un kompozisyonda hiç bulunmamasıdır. Yalnızca dört yıl sonra, 1913’te Selanik’te öldürülecektir. Abdülhamid’in hâlen tahtta bulunduğu bir dönemde kartpostalda yer alması ve Konstantinos ile Sophia’nın geleceğe ait figürler olarak sunulması, Vafakos’un ve onun Yunan-Amerikalı çevresinin ulusal tahayyülüne dair önemli ipuçları vermektedir.
Peki Dimitraki Malides bütün bunlardan ne anlam çıkardı? Kartın alt kısmında yer alan Avrupa hükümdarlarına ait bayraklar neden kesilip çıkarılmış görünmektedir? Sanki hiç var olmamışlar gibi özenle kesilmişlerdir. Bu eksiklik kartpostalın anlamını daha mı güvenli hâle getiriyordu?
Ve daha da önemlisi: Fas’taki Camp du Boucheron subay gazinosunda müdür olarak çalışan bir Rumla mektuplaşmakta olan on beş yaşındaki Ioannes, Malides’in kartpostalı kendisine ya da babasına vermesinden sonra bu kartı nasıl okudu? Şüphesiz Malides, genç delikanlının bu tür küresel iletişim araçlarına duyduğu ilgiyi ve onları topladığını biliyordu.
Her durumda elimizde, yirminci yüzyılın başlarında Molyvos’ta yaşayan genç bir insanın geniş dünyasına açılan küçük ama son derece değerli bir pencere bulunmaktadır.
[1] İlham Perileri Kardeşliği Kütüphanesi’ne bağışlanan kitapların kayıt defteri, s. 7 (sayfa numaraları şu adreste bulunan dijital PDF’e göre verilmiştir: http://dspace.cplm.gr/handle/123456789/8130). Soyadı kullanımındaki istikrarsızlığın 19. yüzyıl sonlarında yaygın olduğunu hatırlatmak gerekir. Ioannes Kralis, Komninakis Krallis’in oğlu olan Ioannes Krallis’in amcasıydı. Kardeş olan Ioannis ve Komninakis soyadlarını farklı biçimlerde yazıyorlardı.
[2] Vafakos (James P.), Chicago, Illinois. “[3922 Pan-Hellenic Rising © 15 Aralık 1909]”; telif kaydı 16 Aralık 1909; K 4971. Bkz. Library of Congress Copyright, Catalog of Copyright Entries – Part 4, cilt 5, Yeni Seri (Washington: U.S. Government Printing Office, 1911), s. 62.
EGE HİKAYELERİ ARŞİVİ
Arşiv
Röportajlar
Tarihî Arka Plan
- Antik Çağ
- Bizans
- Osmanlı & Modern
Yerinde Sanat Üretimi
Katkıda Bulunanlar
Bize Ulaşın
Bu proje, SFU FASS Kickstarter Grant, SFU Stavros Niarchos Vakfı Helenik Çalışmalar Merkezi ve Gefyra (SFU-UCLA ortaklığı, SNF destekli) tarafından desteklenmektedir.
SUPPORTED BY
